Mahremiyet, sadece kıyafetle sınırlı değildir. Mahremiyet, gözün gördüğünde, dilin söylediğinde, evin kapısında, kalbin sırlarında, zamanın değerinde kendini gösterir.
Biz çoğu zaman “örtünmeyi” sadece dış görünüşle ilişkilendiriyoruz. Oysa asıl mesele, kalbimizi de örtebilmek; gözümüzü, evimizi, zamanımızı koruyabilmektir. İşte bu kamp tam da bunun için var.
Çünkü mahremiyet, bizi biz yapan en büyük koruyucu kalkanımızdır. Mahremiyet kaybolduğunda, sınırlar kaybolur. Ve insan, en çok da sınırlarını yitirdiğinde incinir.
Gel, bu kamp boyunca birlikte şu soruları soralım:
• Gözümüz ne kadar korunuyor?
• Evimiz, ailemiz ne kadar mahrem kalabiliyor?
• Kalbimiz kime açılıyor, kime kapanıyor?
• Zamanımızı nasıl mahrem tutabiliyoruz?
• Sosyal medyada sınırlarımız nerede başlıyor, nerede bitiyor?
15 günün sonunda hedefimiz, mahremiyeti sadece bir kavram olarak değil, hayatın her alanına taşınan bir bilinç olarak yeniden anlamak olsun.
8 Eylül 2025- 24 Eylül 2025
Bu 15 günlük yolculukta:
• 2 günde bir video ile mahremiyetin farklı alanlarını birlikte keşfedeceğiz.
• Her gün minik görevler ile gözümüzü, evimizi, dilimizi, kalbimizi ve zamanımızı korumaya çalışacağız.
• Mahremiyetin sadece kişisel değil; aile, toplum ve sosyal medya boyutlarını da konuşacağız.